
🫖 Varto’da Bir Bardak Çayın Hatırı
Bazı şehirler, kendini gösterişli caddeleriyle anlatır. Bazıları ise ince belli bir çay bardağının buharında saklar bütün hikâyesini. Varto, benim için hep ikinci türden bir memleket oldu.
Yolunuz bir gün Varto’ya düşerse size ilk tavsiyem! Şehrin sokaklarını gezmeden, manzaralara dalmadan önce bir çay ocağına oturmanızdır. Mümkünse küçük bir tabureye… Önünüzde demi üstünde, süzgeç kullanılmadan demlenmiş, tavşan kanı bir çay olsun.
Bir de sabahın erken saatleriyse…
İnanın, o çayın demi de sohbeti de bambaşka olur.
Varto’nun çay ocakları sadece çay içilen yerler değildir. Orada selamlar demlenir, dostluklar tazelenir, memleket meseleleri konuşulur, bazen de uzun sessizlikler paylaşılır. O sessizlik bile insana iyi gelir.
Hele yağmurdan ya da yeni sulanmış sokaklardan yükselen toprak kokusu çayın buharına karışmışsa… Çocukluğunuzun geçtiği sokaklara bakıyorsanız… Tanıdık yüzler birer birer önünüzden geçiyorsa…
İşte o an, zaman durur…
Bugün her yerde “anı yaşayın” deniliyor. Oysa bazı anlar yaşanmaya çalışılmaz. Kendiliğinden gelir, insanın içine yerleşir. Varto’da küçük bir çay ocağında, ince belli bir bardaktan yükselen buharın arasında yakaladığınız o birkaç dakika, belki de ömrünüz boyunca unutamayacağınız kadar kıymetlidir.
Çünkü bazen mutluluk, büyük hayallerde değil! Memleketinde, küçük bir taburede otururken elini ısıtan bir bardak çayın içindedir.
Ve ben ne zaman Varto’yu özlesem, önce o çayın dumanı gelir aklıma… Ardından sokaklar, insanlar, çocukluğum ve hiç eskimeyen o güzel memleket duygusu…
Çayın demi geçer belki…
Ama Varto’nun insanın yüreğinde bıraktığı tat, ömür boyu kalır.
Eğitimci Hasan Dede







