1966 Varto Depremi: Anadolu’nun Hafızasında Derin Bir İz
19 Ağustos 1966 günü saat 14.22’de Muş’un Varto ilçesi, Türkiye’nin yakın tarihindeki en yıkıcı depremlerden biriyle sarsıldı. Doğu Anadolu Fay Hattı üzerinde meydana gelen bu deprem, yalnızca fiziksel yıkım yaratmakla kalmadı; bölgenin sosyal, ekonomik ve kültürel dokusunda da derin yaralar açtı. Depremin büyüklüğü uluslararası kaynaklara göre 6.9 Ms, Kandilli Rasathanesi’ne göre ise 6.5 Mw olarak kaydedildi.Varto, Doğu Anadolu Fay Zonu’nun etkili olduğu bir bölgede yer alır. Bu fay hattı, Arap ve Avrasya levhalarının sıkışmasıyla sürekli gerilim biriktiren aktif bir deprem kuşağıdır. 1966’daki büyük depremden önce, 7 Mart 1966’da 5.6 büyüklüğünde bir öncü deprem yaşanmış ve 14 kişi hayatını kaybetmişti. Bu durum, bölgedeki sismik hareketliliğin aylar öncesinden arttığını göstermektedir.Deprem, özellikle Varto ve Erzurum’un Hınıs ilçesinde büyük yıkıma yol açtı. Bazı kaynaklar, bu iki ilçenin yaklaşık yüzde 90 oranında harabeye döndüğünü belirtir.
Resmî rakamlara göre 2.394 kişi hayatını kaybetti, 1.489 kişi yaralandı. Bazı yerel ve basın kaynakları, yaralı sayısının 20.000’e kadar çıktığını ifade eder. Yaklaşık 15.000 bina yıkıldı veya ağır hasar gördü. İçme suyu kaynaklarının zarar görmesi, bölgedeki yaşam koşullarını daha da zorlaştırdı.
Deprem sonrası bölgeye ulaşan ilk bilgiler, enkaz altında kalan insanların “Kurtarın bizi!” diye seslendiklerini aktaran dramatik gazete manşetleriyle tüm ülkeye yayıldı. O dönemde Irak’ta kolera salgını olduğu için, hastalığın deprem bölgesine sıçramaması adına Irak sınırı kapatıldı ve dört gün içinde 207.000 kişi aşılandı.
Ülke genelinde büyük yardım kampanyaları düzenlendi. Asayiş ve yardım dağıtımı Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından sağlandı. Başbakan Süleyman Demirel, bölgeyi ziyaret ederek yeni konutların hızla inşa edilmesi talimatını verdi. Gençler, yardımın yetersizliği konusunda hükümete doğrudan şikâyetlerini iletti. Türk basını, deprem sonrası Uluslararası Kızılhaç Komitesi başta olmak üzere çeşitli ülkelerden gelen dış yardımları ayrıntılı biçimde aktardı.
1966 Varto Depremi, yalnızca fiziksel bir yıkım değil, aynı zamanda bölgenin kültürel hafızasında derin bir travma olarak yer etti. Deprem sonrası yaşanan göçler, aile yapılarının dağılması ve ekonomik çöküş, bölgenin demografik yapısını uzun yıllar etkiledi. Basında yer alan tanıklıklar, insanların yaşadığı çaresizliği, kayıplarını ve yeniden ayağa kalkma çabalarını gözler önüne serer. Deprem, halk kültüründe ağıtlara, türkülere ve sözlü tarih anlatılarına da yansımıştır.
1966 Varto Depremi, Türkiye’nin deprem gerçeğini bir kez daha acı bir şekilde hatırlatan, hem bölgesel hem ulusal ölçekte büyük etkiler yaratmış bir felakettir. Yıkımın boyutu, can kayıpları, insani kriz ve sonrasında yürütülen yeniden inşa çalışmaları, bu depremi Türkiye tarihinin en önemli sismik olaylarından biri hâline getirmiştir. Bu olay, bugün hâlâ hem bilimsel araştırmalarda hem de toplumsal hafızada önemli bir yer tutar; bölgenin deprem riskine karşı daha bilinçli ve hazırlıklı olması gerektiğini hatırlatır.
Görsel Kaynak . Tercuman Gazetesi







