Kadim Yaşar: Sahnenin ve Karakterin İzinde Bir Kariyer
Onun hikayesi, Muş’un karlı zirvelerinden, İstanbul’un tarihi sahnelerine uzanan azimli bir yolculuktur. 1976 yılında Varto’da doğan Kadim Yaşar, çocukluğunu şekillenen geleneksel değerleri, sanatın evrensel diliyle harmanlamayı başaran nadir isimlerden.
İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda aldığı disiplinli eğitim, onun oyunculuk anlayışının temelini attı: “Karaktere bürünmek değil, karakterin ruhuna nüfuz etmek.” 2002 yılında Ekmek Teknesi ile hayatımıza girdiğinde, o sadece bir oyuncu değil, oynamadığı, “olduğu” rolleriyle karakterlere can veren bir sanatçıydı.
Özellikle Doğu ve Güneydoğu’nun kadim topraklarını konu alan yapımlardaki inandırıcı performansı, tesadüf değildi. O, köklerinden kopmadan, evrensel oyunculuk tekniklerini ustalara taşımayı bildi. Bir Zamanlar Çukurova‘nın sadık “Cengo”su, Benim Adım Melek‘in karmaşık Kenan’ı ve Tozluyaka‘nın hayatın içinden Osman’ı… Her birinde Kadim Yaşar’ın derinlikli, eleştiriye açık ve sürekli kendini yenileyen imzasını görüyoruz.
Sinema perdesinde de Murtaza, Press ve Fırtına gibi güçlü yapımlarda iz bırakan sanatçı, başarı grafiğini her geçen gün yukarı taşıyor. Özel yaşamını, eşi Çağdaş Yaşar ve kızıyla birlikte medyanın uzağında tutmayı tercih eden Yaşar, sahnedeki ve ekrandaki güçlü duruşuyla Türkiye’nin en saygın kariyerlerinden birini inşa etmeye devam ediyor. O, sessiz ama derinden gelen, her rolüyle izleyicisinin ruhuna dokunan gerçek bir karakter oyuncusu.







