Doğa İçin, Gelecek İçin Bu Ses Hepimizin!
Doğa İçin, Gelecek İçin Bu Ses Hepimizin!
Bugün Türkiye’de de dünyada da doğaya zarar verme ihtimali olan her projeye insanlar ses çıkarıyor. Bu bir ideoloji meselesi değil. Yaşamı, toprağı ve geleceği koruma içgüdüsünün doğal bir sonucu. Varto’da yükselen ses de tam olarak buradan geliyor. Üstelik süreçlerin yeterince açık yürütülmediği, halkın bilgiye tam ulaşamadığı yönünde güçlü bir kanaat varken bu tepkiyi “yönlendirilmiş” gibi göstermek pek adil durmuyor.
Elbette hukuk işlesin, teknik raporlar konuşulsun. Ama mesele sadece prosedür değil. İnsanların yaşadığı toprak üzerinde söz hakkı var. Varto’da jeotermale karşı çıkan bu ses, ne kişisel bir hesap ne de birilerinin kurguladığı bir oyun. Bu, doğaya duyulan saygının ve sahip çıkma duygusunun açık bir hali.
Şunu da görmek gerekiyor. Kimi insanlar, kişisel egolarla ya da alışkanlık haline gelmiş bir muhalefetle bu süreci başka yerlere çekmeye çalışıyor. Sosyal medyada yazılanlar, yapılan yorumlar da bunun bir parçası. Belki birileri buradan siyasi ya da kişisel çıkar elde etmek isteyebilir. Ama bu, Varto halkının verdiği tepkinin samimiyetini değiştirmez.
O yüzden kimsenin kurduğu tuzağa düşmeden, meseleyi kişiselleştirmeden, sakin ama kararlı durmak gerekiyor. Çünkü bu mesele bir grubun değil, hepimizin meselesi. Varto’nun meselesi.
Katılmaktan onur duyacağım 24 Nisan mitingi, savunduğumuz değerlerin meydanlardaki somut yansıması olacak. Gün yaklaştıkça sosyal medyada yaratılmak istenen bilgi kirliliğine karşı duruşumuz net. Biz, o meydanın temsil ettiği gerçeği ve birliğimizin gücünü biliyoruz. Gereksiz gürültüye değil, ortak sesimize odaklanıyoruz.
Çünkü değişmeyen bir gerçek var.
Doğa zarar görüyorsa, itiraz etmek en doğal haktır.
Hasan Dede
Eğitimci / Sosyolog







