Diyenlerin yalancısıyım; derler ki bu Îgnis firmasının babası, oğlunu Îgniso diye çağırırmış. Çok sevdiğinden kısaltmaya gitmiş; Îgnis diye çağırıp dururmuş. Yanı yöresindeki insanlar da Îgnis Îgnis diye seslenince, Îgnis kalmış öylece. Gün olmuş, dünyayı terk eylemiş Îgnis’in babası. Ölünce babası, sarmış bir üzüntü ve keder Îgnis’i. Uyuyamaz olmuş, kimi zaman hastalanmış, yataklara düşmüş. Babası rüyalarından çıkmaz olmuş. Doluya koysa olmuyor, boşa koysa dolmuyor. Kederinden bir deri bir kemik kalmış. Kime danışmış ise, babasının hayrına bir iyilik yapmasını salık vermişler. “Yoksa, âlimallah, babası rüyalarından çıkamazmış,” deyivermişler. Hemen ayaklanmış Îgnis, bir iyilik yapmaya karar vermiş. Yine dalmış uykuya. Uykusunda babası, “Oğlum, neden hâlâ bir şey yapmadın benim için?” demiş.
“Ne yapayım?” deyince Îgnis, babası, “Evde dünya küresi yok mu? Gözünü kapat, bas parmağını. Neresi çıkarsa oraya iyilik yap,” demiş. Bir heyecanla uyanan Îgnis, hemen evdeki dünya küresini almış, masanın üstüne koymuş; gözünü kapatıp parmağını koymuş. Açmış gözünü, bir de ne görsün: Türkiye haritasında Varto denilen bir yer. Daha önceleri ne duymuş ne de bilirmiş. Tez elden gelmiş Varto’ya, babasının hayrına bir yatırım yapmaya. Ya işte sevgili Vartolular, sırf babasının hayrı için kalkmış Amerika’dan, gelmiş Varto’ya daimi kazık çakmaya. Coğrafya heder olur, talan olur, kuşlar sökün eyler. İnsanlar göçer, envai çeşit bitki yok olur. Hafıza biterse dert etmesinler Vartolular; onlara değer değişimi programından yeni trend sunacaklarmış. Bu zamanda hâlâ böyle “civanmert” insanlar varmış, vay! Vartoluları da almış bir düşünce: “Düğün değil, bayram değil; bu Îgnis bizi niye seviyor?” diye düşünemeden edemiyorlar hâliyle. Sonunda yaşlı teyzeler demiş: “Biz onun babasının hayrını istemiyoruz. Ma ra dûrî, ma ra dûrî / bizden ırak, bizden ırak.”
Hâl mesele böyle iken böyle, sevgili Vartolular. Şimdi bu Îgnis’e ne demeli? Aklıma piri fanilerimizin bir sözü geldi; bir şeye inanmayınca “tırt ha” derlerdi. Esasında bir rahatlama biçimiydi.
Ula Îgnis, “tırt ha!”
- Her de maya zûrekeran o / yalancının anasını eşekler kovalasın…
Akman Gedik







