Mayıs 29, 2026
Subscribe
Bildir
guest

6 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Hasan Sümer
Ziyaretçi
Hasan Sümer
Mayıs 8, 2026 7:33 pm

Geçmişte yaşanan korkuların ve mutsuzlukların bir evin duvarlarına nasıl sindiğini anlatan sarsıcı bir hikaye. Adeta duvarların dili olsa da konuşsa dedirten bu anlatım, ailesinden devraldığı karanlık mirası kendi çocuğuna aktarmama çabasını sade bir dille özetliyor.Kaleminize ve emeğinize sağlık.

Nuray Aslan
Üye
Nuray Aslan
Mayıs 16, 2026 10:54 am
Reply to  Hasan Sümer

Çok teşekkür ederim Hasan Bey.
Bazen insan yalnızca kendi karanlığını değil, kendisine bırakılmış sessizlikleri de birlikte taşır. Zaten insan çoğu zaman suskunluğun arasından biçimlenir; onu asıl ifade eden, konuşulanlardan çok, içinde biriken ve kendine yol arayan hislerdir.
Yazarken en çok bunu düşündüm; insan, kendine geçen acıyı fark ettiğinde onu dönüştürebilir mi?
“Duvarların dili olsa konuşsa” hissini içinizden geçirmeniz benim için çok kıymetli. Çünkü o evde aslında yalnız insanlar değil; suskunluk, korku ve hafıza da duvarların içinden yaşıyordu.
Değerli yorumunuz ve inceliğiniz için teşekkür ederim.

Maksut Sürmeli
Ziyaretçi
Maksut Sürmeli
Mayıs 10, 2026 8:04 pm

Aslında her birimiz, tıpkı bu ev gibi, içine çocukluğundan kalanları, sustuklarını ve ailesinden devraldığı o görünmez mirasları sığdıran birer hafızayız. Kimsenin görmediği iç odalarımızda hepimiz kendi yarım kalmış cümlelerimizi ve geçmişin silinmeyen izlerini taşırız. iyi özetlemişsiniz.

Nuray Aslan
Üye
Nuray Aslan
Mayıs 16, 2026 11:02 am

Belki de en ağır miraslar görünmeyenlerdir; 
sesini çıkaramayan suskunluklar, tamamlanmamış sevgiler, içimizde yıllarca kalan o yarım cümleler…
Hepimiz biraz kendi iç odalarımızda yaşıyoruz aslında. Değerli yorumunuz için teşekkür ederim

Zübeyde
Ziyaretçi
Zübeyde
Mayıs 17, 2026 10:49 am

Sevginin şefkatle değil, korku ve yabancılaşmayla ilmek ilmek örüldüğü bu evde ruh, geçmişin yükünden ancak o kapıyı bir daha açmamak üzere kapatarak özgürleşebiliyor.
kaleminize sağlık.

Nuray
Ziyaretçi
Nuray
Mayıs 17, 2026 9:25 pm
Reply to  Zübeyde

“Karanlığın Evi”nde anlatmak istediğim yabancılaşma süreci biraz da buydu; insanın bazen en büyük yabancılığı kendi evinin içinde yaşaması…
Bazı kapılar insanın içine kapanıyor.
Ve bazen özgürleşmek, o karanlığın içinden çıkıp ardına bakmadan yürüyebilmekle mümkün oluyor.
İnceliğiniz ve yorumunuz için teşekkür ederim.

6
0
Would love your thoughts, please comment.x