BİNGÖL DAĞLARINDA BİR GARİP MİSAFİR
“Hardo dewrêş…” Bugün kendi toprağımda, Bingöl dağlarının yamacında bir misafirim. Adımlarım yabancı, yüreğim ise eski bir yangın yeri. Gözümün önünden geçip gidiyor o eski günler; hani o kapısı kilit tutmayan evler, hani o bir selamla dünyaları bağışlayan kadim komşuluklar…
Bu derin sitemi, Zazaca’nın ruhuna ve sözün kudretine vakıf olan Ali Şeker, o kendine has vakur sesiyle adeta bir ağıda dönüştürüyor. Onun dile olan hakimiyeti, sadece kelimeleri değil, o dağların dumanını ve yitip giden vefayı da yüreğimize işliyor.
Meğer en büyük gurbet, insanın doğduğu topraklarda “misafir” kalmasıymış. O paha biçilemez kadir kıymet, o sıcak sofralar birer hayal olup uçmuş. “Xwezîbe a roj û saete…” Ne mutlu o gün ve saate, Ali Şeker’in sesinde hayat bulan o vefalı insanların duraklarında dursaydı.
Video kaynak: Eğitimci / Sosyolog Hasan Dede







