
Türkiye’nin Yol ayrımı
CHP’nin geleceği….
Cumhuriyet ile CHP aynı yaşta. Cumhuriyet ile CHP’nin kaderi birdir. Sanırım dünyada chp’nin yaşında başka bir parti daha yoktur aktif siyasette devam eden.
Savaş ve silahların gölgesinde kurulan bu parti, elbette o dönemin bütün karakter özelliklerini bağrında taşıyor. Zaman içinde çeşitli revizyonlara uğrasa da temel karakterini devam ediyor.
Demokratik modern bir yapıya ulaşmadığı gibi, tarih sahnesinden de çekilmiyor.
Devletin kurucu partisi olma sebebiyle, kendini ev sahibi, diğer bütün farklı anlayışları da kiracı gibi görme eğilimini devam ediyor.
M. Kemal altında uzun yıllar uyguladıkları sistem, tek parti diktatörlüğüdür.
İkinci dünya paylaşım savasından sonra, değişen dünya dengeleri nedeniyle iktidarını kaybetmiş olmasına rağmen, derin devlet özelliği ve ordu desteğiyle iki binli yıllara kadar türkiyede gizliden de olsa egemenliğnini yürütmüştür.
Bunu nereden biliyoruz, bunu Türkiyenin demokratikleşememesinden, ulusal demokratik bir devrimi gerçekleştirememesinden, azınlık sorunlarını çözememesinden, çalışma ve örgütlenme haklarının garanti altına alamamasından, toplumun farklı dini eğilimlerinin eşit temelde yaşamasının garantilenmemesinden, (sözde laiklik ilkelerinden bahs edilmesine rağmen, sunni islamın tek ve egemen din olarak dayatılması gibi..)
Bütün bunlar bugünkü yeni dünya düzeni içinde göz önünde tutulduğunda, bu partinin artık bu zamanda bu düzene bir yük olduğunu gösteriyor.
Yeni dünya düzeni, Türkiye’ye yeni bir yol dayatıyor. Ya modern demokrasi, yada ortadoğu gericiliği. Maalesef bu topraklar demokrasiye yabancı olduğu için, ikinci şık olan, ortadoğu destpotizmi daha yakın bir yol gibi görünüyor.
Bunun bütün belirtileri fazlasıyla mevcuttur halihazırda.
Hukukun arapsaçına çevrildiği bu dönemde CHP ye uygulanan bu son Butlan kararı, bütün hukuksuzluklara tüy dikmiştir.
Perşembenin gelişi, çarşambadan bellidir, sözünde anlatıldığı gibi.
CHP’nin de geleceği bellidir.
Türkiye Cumhuriyeti’nin de geleceği iyice belli olmuştur.
Ortadoğu batağı.
Her tür gelişmeye kapalı sunni islam yolu.
Bu anlamda gerek, CHP ve gerekse Dem partinin de bu yeni yöne evrilmesi gerekecektir.
DEM bu bu yola gönüllü girmiş durumda iken, CHP hala kurucu parti olmanın narsizmiyle buna ayak diretmeye çalışmaya çalışıyor daha.
Hala rejimin değişmiş olduğunu itiraf etme cesaretinini gösteremediği için, demokrasicilik oyununa devam ediyor, M Kemal tek parti döneminde olduğu gibi.
Cafer Sürmeli.







