Varto’nun Doğasına ve Yaşamına Dokunma!
Doğanın cömertliği, biz ona değer verdiğimiz ve gölgesine saygı duyduğumuz sürece artarak devam eder. Ekolojik dengenin o muazzam birliği; sağlıklı bir yaşamın da, mutlu bir geleceğin de yegane teminatıdır.
İşte bu yüzden, insanın mekanikleşen dünyadan ve yapaylıktan uzaklaşıp doğal yaşamı korumak için elini taşın altına koyması, artık kaçınılmaz bir zorunluluktur.
Unutulmamalıdır ki, doğanın kalbine saplanacak her hançere, çevreye zarar verme olasılığı taşıyan her projeye karşı durmak; hepimiz için insani ve vicdani bir ödevdir.
Bugün bu sözleri söylememin, bu çığlığı büyütmemin çok somut ve can yakıcı bir sebebi var: Varto’nun el değmemiş doğasına, suyuna ve havasına göz diken Amerika menşeli bir şirketin, sözümona “temiz enerji” adı altında jeotermal projelerle bu topraklara getirmek istediği eziyettir.
Birileri fildişi kulelerinden bakıp, “Varto’da hayvancılık mı kaldı? Köylüler mi var orada? Yok öyle bir şey…” diyerek buraları insansız, sahipsiz ve çorak birer arazi gibi göstermeye çalışıyor.
Varto daki hayvancılık, işte o iddiaların arkasına saklanıp doğayı talan etmek isteyenlerin yüzüne çarpacak bir gerçektir.
Bakın, buradayız! Köylülerimiz de burada, yüzlerce yıllık kadim kültürümüz de… Koyunlar kuzularıyla, doğanın o eşsiz cömertliğinden payını alabilmek için bu meralarda yayılıyor.
Varto halkı, sadece kendi toprağını değil; Türkiye’nin ve dünyanın neresinde olursa olsun ekolojik dengeyi bozacak her türlü girişime karşı sesini yükseltecek bilince ve kararlılığa sahiptir. Bu haklı tepki, dalga dalga büyüyerek artmaya devam edecek.
Gelin, bu köklü ekolojik dengeye, bu toprağın gerçek sahiplerine hep birlikte sahip çıkalım.
Jeotermal maskeli bu ranta geçit vermeyelim ki; koyunlar kuzularıyla bu topraklarda mutlu yaşasın, Varto’nun doğası özgürce nefes almaya devam etsin.
Eğitimci Hasan Dede







