Yazar Nuray Aslan-Cumartesi’nin külleri
Cumartesi’nin külleri
Cinayetin işlendiği ilk zamanda
unutur suretini kardeş, kardeşin
tanrı boğazlar kanlı yüzünü
eksik bırakır yaşam türküsünü
ansızın boşalır hayat
ırmak yatağını kurutur
geri çekilir sessizlik
gök kendi boşluğuna düşer
toprağa akan kan savrulur
karışır içine gecenin zulmeti
yokluğun ötesinde
yüzünü görmemiştir çöl yağmuru
gölgeler döner kan pıhtısı gibi
insan yüzünden silinir insana dair her iz
şehir susar, aynalar kırılır
kül savrulur ıssız kalplerin üstüne
her gece ağlar kentin kadınları
sırtlarında taş, ellerinde fotoğraflar
alev alev dev taşlar arasında
boşalmış bir hayatın içinden
titrek tabutlar üstünde toplanırken
bayraklar gölgesini bile taşıyamaz
bir meydanda oturur anneler
dizlerinde kayıp evlatlarının sesi
cumartesi kadar sabırlı
cumartesi kadar sessizdir acıları
ellerinde solmuş fotoğraflar
gözlerinde zamanın karası
ne bir ses, ne bir söz
yalnızca bekleyişin ta kendisi
kırık kanatlar, görkemli gözleri taşıyamaz
yüzlerde mavi ışık, yüreklerde pas
yorgunluk masum değildir artık
çünkü hepimiz o ilk cinayetin devamıyız
öylesine akar yüzünden darbeler
masum değil artık eski yalnızlık
çoktan, insan çöl sıcağında üşür
teker teker büyür ceset yığını
kimse konuşmaz
kimse ağlamaz
kimse bir başkasının yerine yanmaz
ağıt damlar içimize
kurşun yankılı sokaklara düşer
ve paslı öfkemizi büyütür
Yazar Nuray Aslan







