Varto’da Jeotermal Santral Projesine Karşı Yükselen İtirazlar
Varto’da Jeotermal Santral Projesine Karşı Yükselen İtiraz: Köylerden Avrupa’ya Uzanan Dayanışma
Varto’nun Çallıdere (Xwarik) köyü merkezli geniş bir alanda kurulmak istenen jeotermal enerji santrali projesi, 2023’te ruhsat sürecinin ortaya çıkmasından bu yana ilçede güçlü bir toplumsal itirazın doğmasına yol açtı. Tarım, hayvancılık, içme suyu kaynakları ve meraları doğrudan etkileyecek proje; köylerde başlayan örgütlenmeden ilçe merkezindeki eylemlere, İstanbul’daki yürüyüşlerden Avrupa’daki destek gruplarına kadar geniş bir karşı duruş hattı oluşturdu.
Köylerde Başlayan Direniş
Projenin Çallıdere köyü sınırlarında 10 sondaj kuyusuyla hayata geçirilmek istendiğinin öğrenilmesi üzerine etkilenecek 16 köyde halk toplantıları yapıldı. Bu sürecin en kritik adımı, Tatan Köyü Cemevi’nde düzenlenen geniş katılımlı toplantı oldu. İçmeler Köyü Muhtarı Çayan Dursun, ruhsat sürecinin halktan gizlendiğini, 2023’te verilen izinlerin köylülerin rızası olmadan alındığını belirtti. JES’in kimyasal atıklar, sondaj faaliyetleri ve şantiye trafiğiyle tarım ve hayvancılığı bitireceği, köylülerin yaşam alanlarını terk etmek zorunda kalacağı vurgulandı. Toplantıda hukuki sürecin başlatılması, meslek örgütlerinden destek alınması ve köyler arası koordinasyonun güçlendirilmesi kararlaştırıldı. Aynı zamanda sosyal medya kampanyası için hazırlık yapıldı.
Varto Ekoloji Platformu’nun İlçe Merkezindeki Eylemi
Direniş kısa sürede ilçe merkezine taşındı. Varto Ekoloji Platformu, Varto Belediye İş Hanı önünde bir basın açıklaması düzenleyerek JES projesine karşı tepkisini kamuoyuna duyurdu. “Varto JES İstemiyor” pankartları açıldı, halaylar çekildi, HES’lerle başlayan ekolojik tahribatın JES ve maden projeleriyle derinleşeceği ifade edildi. Varto’nun köyleri, yaylaları ve inanç mekânlarıyla bir bütün olduğu, bu bütünlüğün sermaye projeleriyle parçalanmak istendiği vurgulandı. Mücadelenin hukuki ve meşru zeminde kararlılıkla sürdürüleceği ilan edildi. Eyleme DEM Parti Muş Milletvekili Sümeyye Boz, CHP Milletvekili Doğan Demir ve Varto Belediyesi eşbaşkanları da katılarak destek verdi.
İstanbul’da Düzenlenen Yürüyüş
Varto’daki itiraz, İstanbul’da da karşılık buldu. İstanbul Varto-Der öncülüğünde düzenlenen yürüyüşte “Suyuma, Toprağıma Dokunma”, “İGNIS Varto’dan Defol”, “Bizim Size Verecek Toprağımız Yok” sloganları atıldı. ABD merkezli IGNIS firmasının 10 sondaj kuyusu için ruhsat aldığı hatırlatıldı; 1946 ve 1966 depremleri anımsatılarak bölgenin fay hatları üzerindeki kırılganlığına dikkat çekildi. Varto’daki mücadelenin Türkiye’nin farklı bölgelerindeki çevre hareketleriyle ortak bir çizgide olduğu vurgulandı.
TBMM’de Yapılan Açıklamalar
JES karşıtı mücadele, DEM Parti milletvekillerinin girişimiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne taşındı. Milletvekilleri, Varto Dernekler Federasyonu ve Ankara’daki Vartolu topluluklarla birlikte Meclis’te basın açıklaması yaptı. Sümeyye Boz, projenin 16 köyü ve geniş bir mera alanını kapsadığını, bunun “bir ilçenin yok edilmesi” anlamına geldiğini söyledi. Projenin ekolojik yıkım ve göçe zorlayan politikalarla bağlantılı olduğu belirtildi. Sırrı Sakık, karar süreçlerinde yerel halkın iradesinin esas alınması gerektiğini vurguladı. ÇED sürecinin, ruhsatlandırmanın ve olası acele kamulaştırma adımlarının denetlenmesi talep edildi.
Avrupa’daki Vartoluların ve Destek Gruplarının Katkısı
Varto’daki mücadele, Avrupa’da yaşayan Vartolular tarafından da sahiplenildi. Almanya, Fransa, İsviçre, Hollanda ve Avusturya’daki hemşeri dernekleri ve topluluklar dayanışma açıklamaları yayımladı, bilgilendirme toplantıları düzenledi ve Türkiye’deki çevre mücadeleleriyle ortak tutum çağrısı yaptı. Avrupa’daki sosyal medya gruplarında #Vartoİstemiyor etiketi yaygınlaştırıldı; köy toplantıları, Meclis açıklamaları ve sahadaki gelişmeler düzenli olarak paylaşıldı. Almanca, Fransızca ve İngilizce özetlerle Varto’daki gelişmeler geniş kitlelere aktarıldı. Avrupa’daki çevre örgütleriyle iletişim kurularak bilgilendirme zincirleri oluşturuldu. Bu dijital destek, Varto’daki mücadelenin uluslararası görünürlüğünü belirgin biçimde artırdı.
Dijital Kampanya: #Vartoİstemiyor
Sahadaki eylemlerle eşzamanlı yürütülen dijital kampanya, mücadelenin görünürlüğünü güçlendirdi. #Vartoİstemiyor etiketiyle projenin etkileyeceği köyler ve su kaynakları görünür kılındı; Türkiye’nin farklı bölgelerindeki çevre hareketleriyle bağ kuruldu; Meclis’teki girişimler ve sahadaki eylemler anlık olarak duyuruldu.
Gelinen Nokta
Bugüne kadar Varto’da planlanan jeotermal santraline karşı yürütülen tüm etkinlikler, güçlü ve çok katmanlı bir toplumsal itirazın varlığını gösteriyor. Köylerde başlayan örgütlenme, ilçe merkezindeki eylemler, İstanbul’daki yürüyüş, Meclis’teki açıklamalar, Avrupa’daki destek grupları ve dijital kampanyalar bir araya gelerek Varto’nun doğasını, suyunu, toprağını ve yaşam kültürünü savunan bütünlüklü bir mücadele hattı oluşturuyor.








varto’da jeotermal istemiyoruz, doğayı talan etmeyin