Varto’da Bir Devrimci Nefer: Haşim Otunç’un Hikayesi
VARTO’DA BİR DEVRİMCİ NEFER
Veysel Otunç
Haşim, 1 Şubat 1956 yılında Varto’nun Cıvarka (Kartaldere) köyünde, taş duvar, toprak damlı bir evde Hüseyin ve Besira’nın ilk çocukları, ilk sevinçleri, ilk mutlulukları idi.
18 Ağustos 1966’da deprem olduğunda Haşim on yaşındaydı. Babasıyla tarlada çalışıyor, ekin biçiyordu. O depremde kız kardeşi Gule ve henüz bir yaşına basmamış erkek kardeşini yitirdi.
Devlet okul çağına gelmiş çocukları toplayıp, yatılı okula gönderdi. Deprem çocuklara okul yolunu açmıştı. Haşim’de yatılı okulu okumak üzere Silvan’a gönderildi.
İlkokulu Silvan’da, Ortaokulu Mersin’de okudu. Haşim bıçkın delikanlılık çağındaydı. Adına uygun sert ve kavgacıydı. Uzakdoğu sporlarına gitti. Kavgaların çoğunda dayak yedi Yine de kavgadan kaçmadı. Hızlı, hareketli, cesur kişiliği ergenliğinden başlayarak öne çıktı. Denizlerin asılması, Haşim’in yaşamında dönüm noktasıydı. Siyasete ilgi duydu. Devrimleri, devrimcileri sevmeye, öğrenmeye başladı. Kitaplar, dergiler okudu.
Bu arayış ve değişim Mersin’de kalma olanaklarını bitirdi. Haşim liseyi okumak üzere Varto’ya döndü. Varto lisesine kaydını yaptırdı. Okula gittiği ilk gün “kılık kıyafeti” yüzünden okul idaresi ile tartıştı. Bir öğretmenle yumruk yumruğa birbirine girdiler. Polisler çağrıldı, karakola götürdüler.
Haşim’in karakolla ilk tanışıklığıydı.
Mersin’de okumaya başladığı Halkın Kurtuluşu Gazetesi’ni Varto’da bulunca gazete üzerinden devrimcilerle tanışmaya başladı. Tanıştığı arkadaşlarının çoğu lise öğrencisiydi. Lise devrimci hareketlerin potansiyel olarak en yoğun olduğu bir alandı.
Haşim artık örgütlüydü. Ve Halkın Kurtuluşu için mücadele ediyordu.
Gerici bir öğretmenin şikâyeti üzerine Haşim gözaltına alındı ve kaba işkenceden geçirildi.
İşkenceyle, işkencecilerle ilk hesaplaşmasıydı Haşim’in.
Devrimci dalga ülkenin sokaklarına taşmıştı. Grevler, direnişler, sokak çatışmaları yaygındı. Varto’da politik bilinç ve dinamizm uç noktadaydı.
Bir çatışma sonrası Haşim’e cezaevi yolu göründü. Tutuklayıp Muş kapalı cezaevine gönderdiler. Cezaevinde hücreye atıp pranga vurdular.
Yıl 1978’di! Haşim’in cezaevinde ilk sınavıydı. Kısacık tutukluluktan sonra tahliye edildi. Okula geri döndü.
Varto Lisesi’nden mezun oldu.
…
Varto’da, köylerde parti bayrağını daha ileri taşımak için soluksuz koşanlardan biriydi.
Varto’da korsan gösteri sonrasında, kahvede üzerinde tabancayla yakalandı, tutuklandı.
Mart, Nisan 1980’de tutuklu kaldı.
…
12 Eylül 1980’de askeri faşist cunta iş başına geldiğinde arkadaşları ile birlikte Cıvarka’ da evdeydi.
Darbeciler, devrimcilerin izlerini sürüyordu. Köylerde devrimci faaliyet kırılmamıştı henüz. Toplantılar yapılıyor, kapı altlarından faşist cuntayı teşhir eden bildiriler dağıtılıyordu. 1981’in kışında yapılan operasyonlarda birçok yoldaşı yakalandı. 90 gün süren işkenceli sorgulardan geçirildiler, tutuklanıp zindanlara atıldılar.
Varto’da barınma olanakları tükendiğinde bir grup yoldaşı ile birlikte Ekim 1981’de Varto’dan ayrıldı.
Haşim, hayatını halka ve devrime adamış bir militandı. O; yoldaşlığın özveri, fedakârlık ve sahiplenme olduğunu kendi yaşam pratiğiyle gösterdi. Nitekim 6 Aralık 1981’de Meriç’ten Yunanistan’a geçmek istediğinde yoldaşlarını geçirmek telaşındaydı yine, ırmağın buz kesen öfkesiyle boğuşuyordu. Haşim’in kalbi o gün Meriç’in azgın sularında sustu.
Haşim Otunç Halkın Kurtuluşu davasında bir neferdi.
23 yıl oldu, bilincimizde yeri öyle yeni ki.
Kavgadan kalan sesi kızıl bir fırtınadır Varto’nun sokaklarında, gülüşü sıcak bir ilkbahardır. Dağılacak ülkeye dalga dalga mutlaka.
Saygıyla anıyoruz.
Evrensel Gazetesi 6 Aralık 2004 tarihli sayısında
eregli78.com/ web sitelerinde,
Kızıl Çiçeğime Notlar kitabımda yayımlandı
Evet, 37 yıl oldu.
Yine birlikteyiz.
Bizimlesin…







