
Berlin’de Tarihi Adım: Dünyanın İlk Resmi Dersim Arşivi Açılıyor
Almanya’nın başkenti Berlin, yakın tarihin en derin iz bırakan olaylarından Dersim 1937-38 Tertelesi’ne odaklanan devasa bir hafıza merkezine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Dersim Tarih ve Kültür Merkezi tarafından yürütülen ve 18 yıllık yoğun bir emeğin ürünü olan dünyanın ilk resmi Dersim Arşivi, 21-22 Mayıs günlerinde kamuoyunun erişimine sunuluyor. Dokümantasyon Merkezi: Kaçış, Sürgün, Uzlaşma çatısı altında gerçekleştirilecek Anlatılan Dersim 1937/38: Hayatta Kalmanın Tanıklıkları adlı etkinlik, toplumsal belleği uluslararası arenaya taşımayı hedefliyor.
18 Yıllık Mücadele: Dijital Belleğin İnşası
Temelleri 2008 senesinde Son tanıklar göçmeden uzat elini çağrısıyla atılan bu çalışma, zamana karşı yarışarak bugünkü kapsamlı hâline ulaştı. Proje sürecinde Türkiye, Almanya, Avusturya ve Norveç’in de aralarında bulunduğu 7 farklı ülkedeki 42 kentte, olayların bilincinde olan yaklaşık 400 tanıkla görüşmeler yapıldı. Uluslararası standartlar gözetilerek hazırlanan bu arşiv, toplamda 9 bin dakikayı bulan görüntülü kayıtlardan oluşuyor. Aslı Kırmancki dilinde olan bu mülakatların tamamı yazıya döküldü; araştırmacılar ile ilgililer için Türkçe ve Almanca altyazı seçenekleriyle hazır hâle getirildi.
Resmi Destekler ve Akademik Ortaklıklar
Sivil bir adım olarak başlayan bu girişim, zamanla güçlü bir akademik tabana oturtuldu. Dersim Tarih ve Kültür Merkezi, Ruhr Üniversitesi Bochum ve Berlin Hür Üniversitesi iş birliğiyle yürütülen 30 aylık yoğun çalışma dönemi, eski Almanya Kültür Bakanı Claudia Roth döneminde resmi destek almaya hak kazandı. Hazırlanan arşiv, Berlin Hür Üniversitesi bünyesindeki seçkin dijital sistem olan Oral History Digital platformu üzerinden kullanıma açılacak. Almanya’daki vakıf ve müzelerin de tercih ettiği bu kurumsal altyapı sayesinde Dersim’e dair toplumsal hafıza, bilimsel yöntemlerle koruma altına alınmış olacak.
Geleceğe Kalan Vefa ve Sessizliğin Sonu
Dersim Tarih ve Kültür Merkezi, bu projenin yalnızca belge toplamaktan ibaret olmadığını, aynı zamanda tarihsel bir vefa borcu anlamı taşıdığını ifade etti. Yaşadıkları ağır travmaları uzun yıllar boyunca kendi evlatlarına dahi aktaramayan tanıklara geçmişte verilen Bu kayıtlar dünya arşivlerinde yerini alacak sözünün tutulmuş olmasının önemi vurgulanırken; bu açılışın bir varış noktası değil, yeni bir dönemin başlangıcı olduğu aktarıldı. Girişim; Türkiye’deki devlet arşivlerinin sınırlı erişilebilirliğine ve kapalı tutulan vesikalara karşı, sivil ve akademik bir alternatif oluşturuyor.
Avrupa Dersim Toplumu Adına Tarihi Eşik
Bundan 60 yıl önce Almanya’ya işçi göçüyle gelen Dersimlilerin tarihsel gerçekliklerinin bugün Alman üniversitelerinde yer bulması, sosyolojik açıdan büyük bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Arşivin, Avrupa coğrafyasında yaşamını sürdüren Dersim toplumunun kimlik bağlarını pekiştirmesi öngörülüyor. Etkinlik programında bilimsel sunumların yanı sıra Maviş Güneşer ve Çağlasu Aslan’ın seslendireceği tarihi ağıtlar da yer alacak. 22 Mayıs günü yapılacak resmi açılış programında ise Dr. Nils Köhler, Dr. Robin Mishra, Hüseyin Aydın ve akademisyen Hans-Lukas Kieser gibi isimler Dersim hafızasının küresel boyuttaki yerini irdeleyecek.







