Varto’da JES’e Karşı Çadır Nöbeti: Köylülerin Toprak ve Su Mücadelesi
Varto’da köylülerin JES’e karşı başlattığı çadır nöbeti, ilçenin toprağını, suyunu ve yaşam alanlarını koruma iradesinin en görünür ifadesi hâline geldi. Xwarik ve çevresindeki köyleri etkileyecek jeotermal sondaj çalışmasının duyulmasıyla birlikte köylüler, gençlik meclisleri ve ekoloji platformları 3 Mayıs’ta sondaj alanında çadır kurarak nöbete başladı. Sağanak yağışa ve sert rüzgâra rağmen büyüyen nöbet, kısa sürede bölgenin en güçlü çevre direnişlerinden biri olarak dikkat çekti.

JES projesinin en az 16 köyü, bazı kaynaklara göre 22 köyü doğrudan etkileyeceği belirtiliyor. Köylüler, projenin su kaynaklarını kirleteceğini, meraları yok edeceğini, hayvancılığı ve tarımı bitireceğini, bunun da zorunlu göçe kadar varabilecek sonuçlar doğuracağını dile getiriyor. Bu nedenle nöbet, yalnızca bir çevre protestosu değil, köylerin geleceğine sahip çıkma mücadelesi olarak görülüyor.

Nöbet alanında yapılan açıklamalarda “Birliğimizi bozmayacağız”, “Gövdemiz de gitse burada olacağız”, “Doğamızı koruyacağız” sözleri öne çıktı. Bu ifadeler, direnişin kararlılığını ve köylülerin toprağına bağlılığını açıkça ortaya koydu. Çadır nöbeti başladıktan sonra çevre köylerden, Varto merkezden ve farklı şehirlerden çok sayıda kişi alana giderek dayanışma gösterdi. Yağmur ve rüzgâr altında süren bekleyişte köylüler, “Proje tamamen geri çekilene kadar buradayız” diyerek kararlılıklarını yineledi.
Direniş yalnızca Varto’da değil, diasporada da karşılık buldu. İstanbul’da bir araya gelen Vartolu kadınlar, “Varto’nun toprağı halkındır”, “Doğa hafızamızdır, kimliğimizdir” diyerek destek açıklaması yaptı. Bu dayanışma, mücadelenin mekânla sınırlı olmadığını, Varto’nun neresinde olunursa olunsun aynı kaygı ve sahiplenme duygusunun paylaşıldığını gösterdi.
Köylüler ve ekoloji örgütleri, JES projesinin bölgenin su dengesini bozacağını, tarım ve hayvancılığı geri dönülmez biçimde etkileyeceğini, meraların yok olmasının köy yaşamını sürdürülemez hâle getireceğini belirtiyor. Bu nedenle çadır nöbeti, yalnızca bugünün değil, gelecek kuşakların yaşam hakkını savunma iradesi olarak değerlendiriliyor.
Varto’da JES’e karşı başlatılan nöbet, toprağına sahip çıkanların ortak sesi oldu. Yağmur, rüzgâr, mesafe ya da baskı fark etmeksizin büyüyen bu direniş, Varto’nun sahipsiz olmadığını gösteren güçlü bir dayanışma hareketine dönüştü.
Görsel Kaynak : Facebook Dost sayfalar







